Öne Çıkanlar terazi burcu Richard Gingras akalın yemek tarifleri 1. Olağanüstü Kongresi

Bel Ağrılarından Kurtulmanın Yolu 90 Derercelik Açıdan Geçiyor?

İstanbul Üniveritesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Halil Koyuncu, “Başlangıçta hangi dokudan kaynaklanırsa kaynaklansın, ağrı bir olaylar zincirinin sonucudur. Özellikle baş, boyun, sırt ve bel ağrılarında stresin rolü büyüktür diyerek önemli noktalara parmak bastı.

Her insan hayatının bir döneminde ciddi bel, boyun ya da sırt ağrısı çeker. Türkiye'nin ağrı haritasına göre toplumun %13.2'si bel, %13.2'si bacak ve her beş kişiden biri de sırt ağrısından şikâyet ediyor. Kişinin yaşam kalitesini düşüren bel, boyun ve sırt ağrılarının en önemli sebeplerinden birinin stress olduğunu söyleyen İstanbul Üniveritesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Halil Koyuncu, “Başlangıçta hangi dokudan kaynaklanırsa kaynaklansın, ağrı bir olaylar zincirinin sonucudur. Özellikle baş, boyun, sırt ve bel ağrılarında stresin rolü büyüktür. Ağrı tedavisi yaparken psikolojik durum da göz önüne alınmalıdır” dedi. Prof. Dr. Koyuncu bel ve boyun ağrıları hakkında bilgi verdi.

BEL AĞRISI NE ZAMAN HASTALIK SİNYALİDİR?

Ağrının, bedenin hastalıklarını haber veren alarm sinyali olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Koyuncu, bel ağrısının hafife alınmaması konusunda uyarıda bulunarak, ağrının kaynağının ortaya çıkarılması gerektiğini bildirdi. Bel bölgesinin sinir açısından son derece zengin olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Koyuncu, “Bel bölgesinde bulunan deri, deri altı, kas, kasların üzeri, bağ dokusu, sinirlerin kendisi, damarlar, eklemler hepsi ağrı kaynağıdır. Bunların baskı altında kalması, gerilmesi, sıkışması hem belde hem de bacağa vuran ağrılara sebep olur” dedi. Bel ağrılarının, mekanik ve mekanik olmayan ağrılar olmak üzere ikiye ayrıldığını söyleyen Prof. Dr. Halil Koyuncu,  “Mekanik olmayan sebeplere dayanan bel ağrıları biraz daha ciddiye alınmalıdır. Bu ağrılar iltihaplar, mikrobik rahatsızlıklar, tümörler, kırıklar ya da psikolojik rahatsızlıklardan kaynaklanabilir. Farklı organların kanserleri de bel bölgesine yayılım gösterebileceğinden görüntüleme yöntemleri ile bu ihtimaller de araştırılmalıdır” dedi.

Mekanik kaynaklı bel ağrıları ise çoğunlukla anatomiye uygun olmayan duruş bozuklukları, kireçlenmeler, zorlanmalar ani ters hareket sonrası gerilmeler sonucu meydana geldiğini ifade eden Koyuncu, “Bunların dışında bel fıtıkları, doğuştan ya da sonradan olan kemik kaymaları da bel ağrılarına sebep olur” diye konuştu. Prof. Dr. Koyuncu bel ağrılarının %90 oranında mekanik nedenlere bağlı olduğunun altını çizdi.

SİNİR?SIKIŞMASI

Bel bölgesinde bulunan deri, deri altı, kas, kasların üzeri, bağ dokusu, sinirlerin kendisi, damarlar, eklemler hepsi ağrı kaynağıdır. Bunların baskı altında kalması, gerilmesi, sıkışması hem belde hem de bacağa vuran ağrılara sebep olur

TEDAVİ

Psikiyatrik destek

Günlük hayatın gerginliklerinin kişiyi sırtından vurduğunu belirten Prof. Dr. Koyuncu, “Kişi eğer psikolojik olarak rahat değilse, ekonomik, ailevi problemlerden dolayı kafasında takıntılar yapıyor ve kendisini gergin, üzgün ve çökkün hissediyorsa, kas spazmı sebebiyle baş, boyun, sırt, kollar ağrır. Tedavide hastanın psikolojik durumunu düzeltirseniz ağrı da kendiliğinden geçer” dedi. 

Fibromiyalji iki kadından birinin hayatını karartıyor

Hem ev kadınını hem de çalışan kadını etkileyen hastalık, tepeden tırnağa ağrıya sebep oluyor.  Özellikle 20-40 yaşları arasındaki kadınları etkileyen fibromiyalji sendromunun neredeyse her iki kadından birinde görüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Halil Koyuncu, “Bazı hastalar 'her yanım ağrıyor' diye gelirler. Gerçekten de muayenenizde ağrıyan noktaları bulabilirsiniz. Ağrının yeri sinirlerle ilgili değildir. Ancak bu hastalarda ağrının belirli yerleri vardır. Hastalar kafa arkasında, omuzun yan taraflarında, göğsün üst bölümlerinde, belde, dizin iç taraflarında, kalça yanlarında yaklaşık 18'e yakın noktada ağrı hissederler. Bu noktalara bastırdığınız zaman acır, dokundurmak istemezler” diye konuştu. Fibromiyalji sendromunun ortaya çıkışında psikolojik durumun ağırlıkta olduğunu belirten Prof. Dr. Koyuncu, “Günlük yaşamın ya da iş hayatının getirdiği stress, gerginlik, aile baskısı, kapalı ortamda olma, kalabalık ailelerde olma ağrıyı tetikliyor.  Yalnız yaşayanlarda da bu yaygın ağrıyı görüyoruz” dedi. Fibromiyalji sendromunda ağrının yanı sıra uykusuzluk, bağırsak ve idrar problemleri ile karın ağrılarının da hissedildiğini belirten Prof. Dr. Halil Koyuncu, “Fibromiyalji hareket sistemini de yakından etkiler. Tedavide hastanın psikolojik durumuna ve hareket sistemine yönelik şikayetleri düzeltmeye çalışırız” diye konuştu.

 

 

DOĞRU OTURMA POZİSYONUNU BULUN

 

 

Bel ağrılarına?90 derece formülü

Ofiste masa ve sandalye yüksekliği ayarlanırken, oturma pozisyonunda dirsek, kalça ve gövde açısının 90 derece olması sağlanmalıdır. Bel, boyun ve sırt ağrılarının ortaya çıkışında yanlış duruş pozisyonlarının önemli etken olduğunu belirten Prof. Dr. Halil Koyuncu, ağrısız bir hayat için masa başında iş yapmak zorunda kalan çalışanları, ev hanımları ve ayakta çalışmak zorunda kalan nelere dikkat etmeleri gerektiğini şöyle sıraladı:

Ofiste masa ve sandalye yüksekliği ayarlanırken 90-90-90 kuralına uyulmalıdır. Sandalyeye oturduğunuz zaman dirsek açısının 90 derece, gövde ile kalça arasındaki açının da 90 derece, diz açısının 90 derece ve ayak bileği açısının da 90 derece olması gerekir. Yanlış oturuş pozisyonu sebebiyle  sırta, bele, kola, bacaklara doğru inen yumuşak doku hasarları ya da eklem ağrıları meydana gelir.

-Ayakta dururken aynı pozisyonda hareketsiz kalmayın.  Öğretmenler, trafik polisi, güvenlik görevlileri, tezgahtarlar, alış veriş mağazalarında çalışanlar risk altındadır.

-Çok yumuşak ya da çok sert yataklar anatomik yapıya ters olduğu için ağrıya sebep olur. Orta sertlikte bir yatak ve yastıkla yan ya da sırt üstü yatılmalıdır.  Yüz üstü yatmak boynu zorlar.

-Bir ağırlığı kaldırırken ağırlığı vücuda yakın tutmak gerekir.

-Bir malzemeyi iterken, çekerken, mutlaka dizi kalçayı bükülü halde tutup ona göre hareket edilmelidir.

-Dönme hareketini yaparken, belden ya da boyundan dönmek yerine, vücudun bütünü hareket ettirilmelidir.

 

 

 

DİKKAT!

 

 

Ani hareketle artan şiddetli ağrı fıtıktır

Toplumda en sık rastlanan hastalıklardan biri olan bel fıtığı, dayanılmaz ağrıları ve hareket kabiliyetini kısıtlaması ile kişiyi gündelik yaşamın içine hapseden bir hastalık olarak tanımlanıyor. Prof. Dr. Halil Koyuncu, fıtık olarak ifade edilen ağrıların sadece %2-5'inin gerçekten bel fıtığı olduğunu söylüyor. Fıtığın omurganın içindeki diskte meydana geldiğini ifade eden Prof. Dr. Koyuncu, “Diskin elips şeklinde bir yapısı vardır. Bu elips içte bir çekirdek ve etrafındaki duvarlardan oluşur. Diskin çekirdeği etrafını saran duvardan çıkmışsa gerçek anlamda bir fıtıktan söz edilebilir. Diğerleri çeşitli düzeylerdeki hafif fıtıklardır. Belde hafif bombeleşmeler sağlıklı kişilerin bir kısmında da görülebilir ama şikayet yapmayabilir” dedi. Prof. Dr. Koyuncu, bel fıtığının neden olduğu ağrıların genellikle şiddetli olduğunu ve kişiyi ağrı kesici almaya zorladığını belirterek “Ağrılar birden ortaya çıkar ve öksürme, hapşırma gibi ani hareketlerde şiddetlenir. Bu ağrılar düz ve sert bir yüzeye uzanarak hafifletilebilir” diye konuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.